Şimdi bildiğiniz gibi, geçen hafta Afyonkarahisar Belediyesi Zabıta ekibinden bir görevlinin, engelli H.S. adlı vatandaşa şehir merkezinde gerçekleştirdiği müdahale kamuoyunun gündemine oturdu. Kim bilir bugünkü yazıyı engelli dostu yüreği vicdan dolu Belediye Meclis üyeleri okur ve bu akşam gerçekleşecek Belediye Meclis toplantısında söz alarak aşağıda ayrıntılarını aktaracağım konuyu gündeme getirir.
SİZLERE BİLMEDİĞİNİZ BİR DETAY VEREYİM
Başkan Burcu Köksal konusuna geçmeden önce, geçtiğimiz hafta zabıta müdahalesiyle gündeme gelen H.S. ile ilgili size bilmediğiniz farklı bir detayla biraz bilgi vermek istiyorum. Bizzat kendisine telefonla ulaştım ve yaşananları kendisinden uzun uzun dinledim. Telefonda bana, Abi senin adını hep duyarım; bir gün beni ziyaret et dedi. Ben de onurla ve gururla dedim hatta.
PROTOKOL RAHATSIZ OLMASINMIŞ
H.S.’nin bana aktardığına göre, kendisine zabıta ekibi tarafından Afyonkarahisar protokolünün kortej halinde Zafer Müzesi önündeki tören alanına geçeceği ve bu nedenle bulunduğu yerde durmaması gerektiği söylenmiş. Şimdi insan ister istemez soruyor: Koskoca Afyonkarahisar protokolü, o sırada orada bulunan engelli bir vatandaştan rahatsız olmazdı ki ? Protokol üyelerinin aklının ucuna gelmeyecek bu gerekçe, zabıtacı arkadaşların aklına nasıl geldi acaba? Gelelim şimdi sebepten sadede… Hadi buyurun.
ENGELLİLER İLE İLGİLİ NEDEN BU KADAR HASSASIM
Kıymetli Başkan Hanım… Engelli vatandaşlarımızla ilgili 31 Mart 2026 tarihli Gazete 3 köşe yazımda, Türkiye Sakatlar Derneği Afyonkarahisar Şubesi için “Fuar Park alanı içerisinde konteynerdan dernek olur mu?” diye yazdım. Ardından şahsıma ait ekonomia.com.tr sitesinde 2 Haziran 2026 tarihinde yazdığım ikinci yazımda da aynı konuyu gündeme getirdim. Her iki yazımda da açıkça şunu söyledim: Engelli insanlar benim için farklı ve değerli. Sebebini tekrar yazmama gerek yok anlaşıldı zaten.
154 GÜN GEÇTİ BU KONUNUN ÜSTÜNDEN
Bugün geldiğimiz noktaya bakalım. Konuyu ilk gündeme getirdiğim tarihten bugüne toplam 154 gün geçti. Bir başka ifadeyle 5 ay 1 gün geride kaldı. Peki, ne oldu? Benim gördüğüm kadarıyla hâlâ dernek üyeleri, tekerlekli sandalyelerin dahi içeri girmekte zorlandığı o dar konteyner kapısından derneğe girme mücadelesi vermeye devam ediyor…
BELEDİYEDEN GELEN YAZI BENİ SEVİNDİRMİŞTİ
Öte yandan 2 Haziran 2026 tarihinde yazmış olduğum ikinci köşe yazısını dilekçemin ekine koyarak, konunun Afyonkarahisar Belediye Meclisi’nde görüşülmesi için resmi başvuruda bulunmuştum. Yaptığım o başvurudan yaklaşık 10 gün sonra Belediye Başkan Yardımcısı Sayın Erkan Uysal imzalı resmi yazı tarafıma ulaştığında gerçekten sevindim. Çünkü gelen yazıda, “Sayın Murat Akarçay, belirtmiş olduğunuz hususlar Belediyemiz tarafından değerlendirilecektir.” ifadesini görmüştüm. Hatta aynı gün sosyal medya hesaplarımdan teşekkür paylaşımı yapmıştım. Aşağıda görebilirsiniz.

57 GÜNDE BURADAN GEÇTİ YİNE YOK
İçimden şöyle geçirdim: “Şükürler olsun. Konu Belediye Meclisi’ne bile girmeden ilgili birimler tarafından çözüme kavuşacak. Engelli vatandaşlarımız konteyner dernekten kurtulacak.” Ama o da olmadı. Yazının bana ulaşmasının üzerinden 57 gün, yani 1 ay 27 gün geçti. Bu da gerçekleşmedi.
ŞİMDİ AÇIK, SEÇİK VE NET SORUYORUM
KIYMETLİ BAŞKAN SAYIN BURCU KÖKSAL,
Köşe yazılarımda defalarca gündeme getirdiğim, içerisinde lavabo ve tuvaleti bulunan, prefabrik ya da sandviç panelden yaklaşık 30-40 metrekarelik bir dernek alanı yapılmasını düşünmüyorsanız, lütfen Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünüz veya ilgili birim müdürlüğünüz aracılığıyla www.ekonomia.com.tr’ye resmi bir yazıyla bilgi verin. İletişim bilgilerimiz sitemizde ayrıntılı bir şekilde mevcut.
Biz de okuyucularımız ve il kamuoyu adına durumu açıkça paylaşalım. Diyelim ki: “Üzgünüz. Çok çabaladık konuyu il kamuoyu yararı adına. 31 Mart, 2 Haziran ve 1 Eylül tarihlerinde gündeme getirmemize rağmen sonuç alınamadı. Böyle bir çalışma yapılmayacak.” Bunu da kamuoyuna olduğu gibi aktaralım ve talep yazı dosya konumuzu kapatalım.
Yok, eğer diğer tarafta: “Elbette yapacağız. İlgili hususları arkadaşlarımız çözmeye çalışıyor ” diyorsanız o zaman da sizden bir ricam var. Bu ay sonunda havalar iyice soğumaya başlayacak. Lütfen sonbahar bitmeden engelli insanlarımız hatırına bu talebimizi çözün.
Şunu da arz edeyim. Ben, bir diğer adı “FİKR-İ TAKİP” olan Takip Gazeteciliği yapıyorum. İşim, Kamu yararına bir talebi bir sefer yazmak değil; müspet menfi sonuçlana kadar takibini yapmak. Bunu birçok yazımda da ifade ettim. Sürekli okuyucularımızla birlikte biz takip gazeteciliği ve okuyuculuğu görevini yapıyoruz.
Şahsen benim vicdanım, kış aylarında içerisinde tuvalet bulunmayan bir konteyner derneğe gelip, tuvalet ihtiyacı için 300 metre öteye gitmek zorunda kalan engelli vatandaşlarımızın bu şartlarda dernek faaliyeti yürütmesini kabul etmezken “Öte yanda bir zabıta memurunun engelli bir vatandaşa yönelik fiziksel müdahale görüntülerini de ne yazık ki hep birlikte izliyoruz.”
İşte tam da bu nedenle, makamınızın yüksek bilgilerine; sayfamız ve sitemiz okuyucuları adına arz ve talep ediyorum.. Şimdi sıra cevapta ve sonuçta… Onu da artık okuyucularımızla ivedilikle bekliyoruz.













Yorumlar